Kuşlar Kimin İçin Ötüyor (Bir Hırvatistan Masalı) – Bülent Habora

Bir varmış, bir yokmuş…

Bir gün Sisaklı iki köylü Kupa Dağı’ndan geçiyorlarmış. Kuş sesleri ortalığı kaplıyormuş.

Köylülerden biri:

“Bak dostum,” demiş ötekine, “Bu kuşlar benim için ötüyor…”

Diğer köylü çok kızmış:

“Nerden senin için ötecek ki? Benim için ötüyor…”

Ve gittikçe konuşmalarının dozu sertleşmeye başlamış:

“Benim için ötüyor…”

“Hayır, benim için ötüyor…”

İş dönüp dolaşıp, yumruklaşmaya kadar varmış.

Sisak’a gelinceye dek ara vermeksizin tartışmışlar, hatta zaman zaman da kavga etmişler.

Kentlerine varınca, köylülerden biri:

“Biz anlaşamayacağız böyle. Varıp, sorunlarımızı kadıya anlatalım. O ne karar verirse, öyle olsun. Bakalım kuşlar senin için mi ötüyor, yoksa benim için mi?”

Öteki de kabullenmiş:

“İyi öyleyse, yarın sabah kadıya gidelim…”

Ayrılmışlar birbirlerinden, evlerine yollanmışlar…

Birinci köylü, arkadaşından ayrılır ayrılmaz kadının evine gitmiş. Kadıya olayı anlatmış. Sonra da:

“Kadı efendi, yarın arkadaşımla size geleceğim. Lütfen davada benim tarafımı tutun. Beni haklı çıkartırsanız, yarın akşam size besili bir öküz getireceğim,” demiş.

Kadı sakalını sıvazlamış:

“Hiç merak etme,” demiş, “Yarınki davada sen haklı çıkacaksın… Öküzü şimdiden hazırla…”

Köylü sevinç içinde kadının evinden ayrılmış…

Bir süre sonra ikinci köylü gelmiş. O da kadıya tüm olayı anlatmış ve arkasından:

“Kadı efendi,” demiş, “Beni haklı çıkart bu davadan, sana güçlü kuvvetli bir öküz getireceğim.”

Kadı bir kez daha sakalını sıvamış:

“Merak etme yavrum. Kesinlikle sen haklı çıkacaksın…”

İkinci köylü de sevinç içinde evine doğru yürümeye başlamış…

Sabah olmuş.

İki köylü de erkenden mahkemeye gelmişler. Her ikisi de davayı kazanacağını umut ediyormuş.

Birbirlerinin yüzüne bakmadan mahkeme salonuna girmişler.

Kadı, onları ilk kez görüyormuş gibi sormuş:

“Ne istiyorsunuz? Derdiniz ne sizin?”

İki köylü de sırasıyla anlatmışlar, olayı. Sonunda da:

“Sizden rica ediyoruz, kuşların hangimiz için öttüğünü lütfen karara bağlayın,” demişler.

Kadı, yine sakalını sıvazlayarak bir birine bakmış, bir ötekine:

“Bakın,” demiş, “Eğer yine dost olacağınıza söz verirseniz, yemin ederseniz gerçeği açıklayacağım size.”

İkisi de söz vermişler.

Kadı:

“Kuşlar ikiniz için de ötmedi. Benim için, yani kadınız için söyledi o şarkıları…”

Köylüler kolkola çıkmışlar, mahkeme salonundan. Birbirlerine, nedenini hiç açıklamadan şöyle söylemişler:

“Kuşların kadı için öttüğü doğru…”

Ve gece yarısına doğru, ayrı ayrı yollardan kadıya öküzleri götürmüşler…


Derleyen: Bülent Habora

Not: Yar Yayınları’nın Yeryüzü Masalları kitabından alıntıdır. Her hakkı saklıdır.

Bir cevap yazın