6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş ve Arkadaşları İdam Edildi

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkındaki idam kararlarının infazı

“1972’nin 5 Mayıs’ını 6 Mayıs’a bağlayan gece, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam hükmü infaz edildi. Deniz Gezmiş 11 Eylül 1971 günü Mamak Askeri Hapishanesinde, Erdal Öz’e şu sözleri söylüyordu:

Asacaklar herhalde. Bu, o günkü politik ortama bağlı. Faşizm güçlüyse asar. Politik mücadele veriyoruz. Sınıf mücadelelerinin arttığı dönemlerde yasa masa kalmaz. Hukuk ancak dengi durumlarında vardır ve işlerlik kazanır. Siyasal iktidar için pek tehlikeli değilsindir, onun da pek gücü yoktur, işte o zaman hukuk vardır…’ (Deniz Gezmiş Anlatıyor, Erdal Öz, s. 7.)

5 Mayıs 1972 gecesi, Mamak’tan sessizce çıkarılan üç devrimci, idam hükümleri infaz edilmek üzere Ankara Merkez Kapalı Hapishanesine götürülüyorlardı. Ankara Kapalı Hapishanesinde onları son kez görenlerden Burhan Dodanlı’nın gördükleri: ‘Anlaşıldığı kadarıyla cezaevindeki tüm hazırlıklar tamam, Açık avlunun sol köşesine darağacı kurulmuş. Bazı görevliler son kontrolleri yapmakla meşgulken, saat yarıma doğru, cezaevinin önünde duran vasıtalarla hükümlüler getiriliyor.

Önce Deniz Gezmiş’i görüyoruz. Arabadan indikten sonra, elleri arkasından bağlı vaziyette etrafına bakıyor. Sanki birilerini görmek ister gibi bir hali var. Fakat karanlıkta bir şey görmediği gibi, vakit de olmalığından onu hemen içeri alıyorlar. Gezmiş’i, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan izliyor. Onlar da demir kapının öte yüzüne alınıyorlar. Böyleci üç hükümlünün bu dünyayla ilişkileri ebediyen bitmiş oluyor…’ (Darağacı, Burhan Dodanlı, s. 340-341.)

Üç devrimcinin idam edilmelerine avukatlarından ikisi tanıklık etmiştir: Halit Çelenk ve Mükerrem Erdoğan. Onların tanıklıkları, o gece Ankara Merkez Kapalı Hapishanesinde yaşananların öğrenilmesinde önemli bir kaynak olmuştur.   

Üçü de geleneksel devrimci tavra uygun olarak sehpaya çıkmışlar, inançlarına bağlılıklarını ve amaçlarını ifade eden sözler haykırarak son nefeslerini vermişlerdir. Türkiye sosyalist hareketinin ilk idam edilenleri bu üç devrimcidir.”

(Türkiye Solunun Hapishane Tarihi II, Şaban Öztürk, Yar Yayınları, İstanbul, Aralık 2010, s.390.)


6 Mayıs

Hıdrellez

Çokum ekmeği çağı kırlarımda

Ve Anadolu’mun köylerinde

Ölümsüzlük ve ödül günü

Fakir fukaraya.

Hızır İlyas

Ve Cebrail’i gördük

Ankara Mahpushanesinin avlusunda

Boyunlarında idam fermanı

Ak giysiler içinde,

Ve cellat ipi çekecek!

Gökten bir tutam çiçek indi

Alnına perçem gibi

Bir kuş kondu toprağa

Bir hışım

ve bir gürleme

Gök yarıldı

yedi kat

Ve kızıla kesti ufuk

Yedinci katta

Ak kanatlı meleklerin

                        ak ışıklarında

Kızıl şafak söktü

Yeni bir günü getirecek.

Deniz, Yusuf, Hüseyin

Kızıl bir hale gibi balkıyıp

Uçmaya vardı,

Bir katre abı hayat

Bir koca umman gibi açıldı

                                                                                   evrene

Ve ölümsüzleştiler

Milyonlarca insanın kalbinde

Ve bire bin verdi

                   Namlunun şavkında tohum

                                                      Ve celladın ipinde!

Osman Y. Çobanoğlu

Partizanın Türküsü‘nden

1978

Bir cevap yazın